KISKANÇLIKTAN ÇATLIYORUM!
Biz roman kahramanlarının umursamadığı ama insanlar için çok önemli olan zamana geldik; yeni yılın başlangıcı! Siz sevgili okurlara yeni yılınız kutlu olsun diyorum, biliyorum çok büyük beklentileriniz var bu yıldan ama ben sadece okumaktan vazgeçmediğiniz bir yıl diliyorum size. Çünkü sizler okudukça bizler var oluyoruz.
Ben isterdim ki hepiniz sadece roman okuyun. Hatta içinde benim ana karakter yani kahramanı olduğum romanı okuyun isterdim. Sizlerle buluştukça beraber yeni maceralara atılıyoruz, farklı hayatlara dokunuyoruz. Zaten oldukça fazla okunan bir romanın kahramanıyım ama yine de ne kadar fazla, o kadar iyi benim için.
Size ne zamandır bahsetmek istediğim bir rahatsızlığım var ama artık dayanamıycam. Ayıp olmasın, kıskanç demesinler, tadımız kaçmasın diye sustum durdum ama artık susmuycam. Şiir kişilerinden çok rahatsızım! Sendikamızdaki diğer roman kahramanlarından rahatsız olduğum gibi bir rahatsızlık değil bu. Benim yerimi daraltıyorlar, etki alanımı kısıtlıyorlar. Nasıl geldilerse öyle gitsinler demek istiyorum ama bu durum pek mümkün olmadığı için rahatsızlığım artıyor.
Kim bu şiir kişileri derseniz hemen anlatayım, şiirlerde adları geçen ya da dolaylı olarak bahsedilen kişiler. Yani biz roman kahramanlarının şiirlerde hayat bulanları. Kendileri henüz biz gibi organize olup dernek ya da sendikalaşmadı. Zaten o kadar çok seviliyor ve ilgi görüyorlar ki herhangi bir kurum altında toplaşmalarına gerek yok.
Hayır efendim, ben burada kesinlikle kıskançlık yapmıyorum. Onlar benim yoluma taş koyup ilgiyi kendi üstlerine çekmeye çalışıyorlar ve bunu hiç de adil bir şekilde yapmıyorlar, ben ona kızıyorum. Onlar da biz gibi resmi bir kurum olsunlar, resmi bir şekilde karşımıza çıksınlar, o zaman bendeniz Roman Kahramanları Sendika Başkanı olarak onları tanırım. Hatta birlikte etkinlik yapar, ortak kaygılarımızı dile getiririz. Çünkü bizler bu hayali karakterler dünyasında çok yalnızız. Başkan olarak ben olmasam, roman kahramanları olarak iki güne unutulur gideriz. Okurlar için kağıt üstünde bir isimden farkımız kalmaz.
Şiir kişileri ise çok farklı duygular içerisindeler. Bir gün kafalarında deli rüzgârlar eserken diğer gün durgun bir denizden farksızdırlar. Hayır dediklerine evet derler, âşık olduklarından nefret ederler… Şiirin kendine has karakterini yerine getiriyorlar; duyguların zirvesini de dibini de gösteriyorlar. Ama biz roman kahramanları tutarlıyızdır; kitabın başında nasıl yazıldıysak öyle devam ederiz. Değişimler yaşarız ama değişimler de tutarlı bir şekilde geçer. Belki de onların tutarsız ve umursamaz yapıları onları bu kadar çok sevdiriyor.
Şiirde duygular ön plandayken romanda akıl kontrolü ele alıyor. Bu yüzden de Roman Kahramanları Sendikası olarak böbürlene böbürlene bir hal oluyoruz.
Halbuki herhangi bir okur için duygu da akıl kadar önemli rol oynuyor. O yüzden yazının en başındaki asi ve kendimi beğenmiş tavrımı biraz yumuşatacağım ama onlara olan kıskanç tavrımdan vazgeçmeyeceğim.
Yeni yılda da onlar daha çok sevilecekler, ilgi görecekler ve biz roman kahramanları olarak şiir kişilerini kıskanmaya son hız devam edeceğiz.
Sufyu / Roman Kahramanları Sendikası Başkanı
