KADININ FENDİ ROMANI YENDİ
Merhaba sevgili okurlar,
Ben, Roman Kahramanları Sendika Başkanı Sufyu olarak yine size tanıdığım roman kahramanlarıyla ilgili konular anlatıp ağzınızın suyunu akıtmaya geldim. Böylelikle hem sendikamızı yakından tanıtıyor hem de roman kahramanlarının bilinmeyen yönlerini sizlere anlatıyorum. Evet, farkındayım; uzun süredir sendikanın aidatını ödemeyen roman kahramanlarından yana size dert yanmıyorum. Ama artık onların dedikodularını yapmak yerine Türk ve Dünya Edebiyatı’ndaki yerini anlatmanın okurlarımıza, yani size, daha iyi geleceğini anladım.
Kafasına Göre beşinci yılını ”Kadının Gücü” temasıyla kutlaması sebebiyle ben de sizlere dünya roman tarihinde ve benim gözümde en güçlü dört kadın roman kahramanından bahsedeceğim. Hepsi ayrı roman alemlerinde ve zamanlarında yaşadılar ama siz okurların ve biz roman kahramanlarının gözünde dünyayı sonsuza kadar değiştirdiler.

Jane Eyre
Charlotte Bronte’nin adını, erkek adıyla değiştirerek kaleme alıp basılan bu romanın günümüze kadar gelmesi başlı başına bir yazının konusu olur. Ama Jane Eyre, acımasız Victoria Dönemi’ni derinden sarsan hem roman hem de roman kahramanı oldu. Farklı toplumsal sınıftan gelen Jane, zamanının ötesinde olan istekleri ve arzularını gerçekleştirmeyi başarır. Ona zalim davranan akrabaları, okulu ve hayatını reddeder. Aşkının peşinden koşar, kimi zaman hayal kırıklığına uğrasa da günümüz kadınlarına ilham veren bireyselliğini öne çıkartır. Hiçbir zaman edilgen karakter olmayan Jane, dişleri ve tırnaklarıyla hayata sımsıkı tutunuyor.

Hermione Granger
”Harry Potter ve Evreni” temalı dergimizde kendisine bol bol yer verdik ama bu yeterli olmadı. Çünkü o, kendisine yakıştırılan ”inek, asosyal, gıcık kız” imajının aslında ne kadar havalı ve önemli olduğunu kanıtladı bizlere. En yakın arkadaşları Harry ve Ron’un arkasını topladığı yetmiyormuş gibi onlara hem annelik hem de hocalık yaptı. Metrelerce yazmaları gereken ödevlerinden tutun, büyücülük dünyasının en azılı düşmanlarını alt etme yöntemlerine kadar her sorunun altından kolayca kalktı. Hermione’nin günümüzün bilgelik ve erdemin bir simgesi haline gelen ”Şüpheye düştüğünde, kütüphaneye git” sözünü unutmamanız dileğiyle.

Elizabeth Bennet
Jane Austen’ın kaleme aldığı Gurur ve Önyargı 2013 yılında 200’üncü yaşını kutladı. Romanın kahramanı Elizabeth Bennet ise hâlâ akıllarda edebiyat tarihinin en güçlü kadın kahramanlarından birisi olarak kaldı. Onu güçlü yapan yönleri fiziksel değildi; o da zamanının kadınları gibi evde oturarak belli bir kaderi paylaştı. Ama kadınlara verilmeyen hakların gerekliliğini savundu; miras yüzünden istemediği birisiyle evlendirilmeyi reddetti. Sonunda, ona küstahlık yapan zengin, genç, yakışıklı ve nüfuzlu Fitzwilliam Darcy’ye haddini bildirdi. Elizabeth’e göre aşkta toplumsal sınıf farklılıkları olmamalı; sadece kalplerin bir olması yeterliydi. Darcy’yi dize getirmesi ve kendi kaderine mahkum olmaması 200 yıl sonra bile Gurur ve Önyargı’nın çok okunan romanlardan olmasını sağlamıştır.

Katniss Everdeen
Açlık Oyunları Serisi’nin kahramanı bu genç ve akıllı kızımız, ilhamını antik anlatılardan almış olsa da günümüz gençliğinin rol modeli olmuştur. Babasını maden kazasında kaybeden Katniss, kardeşine ve annesine kol kanat germek zorunda kaldı. Çünkü annesi ağır bir depresyona girmişti; başka çaresi yoktu. Bu yüzden farklı şehirlerden kurayla seçilen 24 gencin boş bir arazide ”birbirlerini eleyerek” sona kalanın kazandığı Açlık Oyunları’na küçük kız kardeşi yerine kendisi katıldı. Ama bu onu en güçlü yapmadı; aklını, bedenini ve ruhunu beraber kullanarak oyunları kazandı. Çünkü yaşadıklarından sonra, hayatta kalmak onun için bir sanat haline gelmişti ve sanatı en güzel şekilde icra etti. Ahlak değerlerinden vazgeçmeden, insanlığını unutmadan hayatta kalmak, ona göre de bize göre de sanat haline geldi.
Sufyu / Roman Kahramanları Sendikası Başkanı
