SLAVOJ ZIZEK

21 Mart 1949’da Slovenya’nın başkenti Lyubljana’da doğan Slovenya’lı Marksist sosyolog ve filozof Slavoj Zizek Alman İdealist Felsefesi üzerindeki doktorasını Lyubljana Üniversitesinde yaptıktan sonra Paris Üniversitesinde psikanaliz eğitimi gördü. 1970’lerde baskıcı komünist yönetim tarafından çeşitli engellemelerle karşılaşmış, tezinin siyasi yönden sakıncalı görülmesiyle üniversitede kadro alması engellenmiştir. İzleyen yıllarda Lacan’ın psikanalitik kuramı ile ilgilenen Sloven bilim adamlarıyla bir araya geldi. Yurt dışında basılan ilk kitabı The Sublime Order of Ideology uluslararası alanda tanınmasını sağlamış, The Ticklish Subject başlıklı eseri ise dünya çapında tartışmalarda çeşitli felsefi ve ideolojik grupları karşısına almıştır. Günümüzde Ljubljana Üniversitesi’nde görev yapmakta, çok sayıda Avrupa ve Amerikan üniversitesinde ders vermektedir. 1990’da yapılan ilk sebest seçimlere Liberal Demokratik Parti’nin cumhurbaşkanı adayı olarak katılmıştır. Üç bölümden oluşan belgeseli The Pervert’s Guide to Cinema bir İngiliz kanalında 2006’da yayınlanmıştır.

Düşünceleri kendine özgü bir materyalist ideolojide yoğunlaşmaktadır. Bazı Fransız filozofları gibi bilincin materyalist kökenini ve düşüncelerin özerkliğini temel alan bir kuram oluşturmuştur. Önemli eserlerinden The Parallax View’da derinliğine ontolojik çalışmalar ortaya koyan Zizek ontolojinin farklı görünümlerini idealist ve materyalist düşüncelere göre karşılaştırmaktadır. Çalışmalarını, teolojisi şahsına münhasır olan Materyalist Teoloji olarak tanımlamaktadır. Bir fiziksel deney ile insanın varoluş deneyimi arasındaki fark insan hayatının gerçeği ve ontolojik kuramsallaştırmadaki en önemli alandır. Hümanist Hristiyan felsefesine karşılık gelen bu alan şüphe üzerinde temellenmiştir. Sınırlayıcı ve olumsuz nitelikteki Düşünen Şey ile farkı Freud’un Ölüm İçgüdüsü’ne karşılık gelmektedir. İnsanda günümüzde olduğu gibi gelecekte de açıklanamadan kalacak olan şey ölüm içgüdüsü ile ilgilidir. Bilincin net bir görünüme sahip olmadığını ve şeylerin sahte mi yoksa bilinçli mi olduğunun hiçbir zaman bilinemeyecek olduğunu vurgular. Her şeyi sistemleştirmenin ve kuramsallaştırmanın şaçma olduğunu ve bunun mümkün olamayacağını belirten Zizek’in metafiziği belirli ölçüde Anti-metafizik’tir. Düşüncelerini bir eserinden diğerine, hatta aynı eserin farklı bölümlerinde değiştirmesi kendisinin tutarsızlık ve bir felsefi sisteminin olmamasıyla eleştirilmesine neden olmaktadır.

Türkçede yayınlanan bazı eserleri: İmkansızı İstemek, Kırılgan Temas, İdeolojinin Kırılgan Nesnesi, Yamuk Bakmak, Ahir Zamanlarda Yaşarken, Kendini Tutamayan Boşluk, Hiçten Az, İdeolojiyi Haritalamak.

KAFASINA GÖRE DERGİ – 32.SAYI – AKLA İLK GELENLER

Yazıyı paylaşmak ister misin?