ORTA DÜNYA’NIN DERDİ HEPİMİZİ GERDİ

J.R.R. Tolkien’in dünya mitolojisinden beslenerek yarattığı Orta Dünya’ya dair her haber bizi heyecanlandırıyor. Yeni dizisinin çekileceğini duyduğumuzda dünyanın dört bir yanındaki hayranlarla beraber heyecanlandık. Dünya diziye dair merakından çatlarken biz roman kahramanlarını da aldı bir merak; dizide kim kimi oynayacak, hangi karakterlere yer verilecek? Dedikodular sürekli kulağımıza geliyor ama merakımıza yeniliyoruz, çünkü bu roman kahramanları sendikamız için bile muhteşem bir haber.

Hobbit, Yüzüklerin Efendisi, Silmarillion ve serinin diğer kitapları birçok otorite tarafından ilk fantastik edebiyat serisi olarak tanımlanıyor. Biz roman kahramanları için durum biraz daha farklı oldu. Bizler romanlarla yaşadığımız için türlere, otoritelere dikkat etmeyiz. Ama bu kitaplar aramıza katıldıkça sendikamıza konuşan, akıl yürüten, âşık olan, duyguları olan birçok tuhaf yaratık katıldı. Bizlerle beraber yaşıyor, sendikaya aidat ödüyor ve etkinliklerimize katılıyorlardı.

Başta hepimiz durumu garipsedik, sendikamızdan ayrımcılık yapanlar oldu ama elflerin o güzel yüzlerinden, hüzünlü bakışlarından kendilerini alamadılar. Doğrusunu söylemek gerekirse de çok haklılar; elflerin yüzü suyu hürmetine bizler de eciş bücüş canlılara bir şey demedik ama onların okurlar tarafından bu kadar sevileceğini de tahmin edemedik. Ayıp ettiğimizi biliyorduk ama sendikamıza bir anda çamur suratlı pis kokan ve tuhaf konuşan canlılar katılınca siz de olsanız aynısını yapardınız.

Aslında zamanın hızla değiştiğinin okurların farklı arayışlarda olduğunun farkındaydık ama burun kıvırdığımız, hatta korktuğumuz bu roman kahramanlarının okurlar arasında bu kadar popüler olacağını düşünemedik. Biz ayıp ettik, sonra aramızı düzelttik diğer kahramanlarla. Bizler gerçekçi dünyanın roman kahramanlarıyken fantastik kahramanlara zamanında alıştık. Fakat ben şunu anladım ki her dünyanın kendine ait derdi varmış. İyisiyle kötüsüyle, savaşıyla aşkıyla bizim dünyamızdan farkı yokmuş. Bizler de zannederdik ki insanın olduğu yerde dert, kavga, savaş var.

Siyasi tartışmalar, güç kavgaları, ezilen masumlar derken Orta Dünya’nın bizimkinden de çok büyük bir farkı olmadığını gördük. Bir yerde krallar taht oyunlarını kanlı savaşlarla devam ettirirken düşünülmeyen yine masum halk oluyor. Orada da çocuklar ölüyor, kötüler bütün kötülüklerini yapmaya devam ediyor. Demek ki Orta Dünya’da da burada da durumlar aynı. Fantastik edebiyat dedik, uzak diyarlar dedik ama ey Tolkien, sen niye hayali dünyalara bizim dünyamızın dertlerini taşıdın? İnsanların güç sevgisini, aç gözlülüğünü niye bu güzelim diyarlara o pisliğe bulaştırdın? Bari elflerin o güzel yüzünden de mi utanmadın? Ah Tolkien…

Aslında Tolkien’e kızdım ama onun da yapacak başka bir durumu yok. Edebiyat, fantastik de olsa gerçekçi de olsa insana dair her durumu anlatır. Tolkien de bunu mitolojiden esinlenerek farklı bir şekilde anlatmış. İyi ki de anlatmış ki biz roman kahramanları olarak yeni fantastik karakterlerle tanıştık; orklar, ejderhalar, elfler, cüceler, hobbitler ve daha niceleriyle. Yeni karakterler bizi yeni dünyalarla tanıştırdı ve ön yargılarımızı yerle bir etti.

Siz insanlar ise Tolkien’in romanlarıyla başlayan bu serüveni çok sevdiniz. Filmleri, kitapları derken yeni diziyi heyecanla bekliyorsunuz. Ama bu kitapların biz roman kahramanlarına öğrettiğini siz öğrenemediniz. Onlarla ağladınız, güldünüz, gerildiniz yani empati kurdunuz. Fakat hayatınızda karşılaştığınız insanlarla empati kurmadınız. Trafikte birkaç saniye beklemeye tahammülünüz kalmadığı gibi bütün gün bize hizmet etmeye görevli insanları hiç çekinmeden azarlamaktan çekinmiyorsunuz. Ülkemize sığınan zor durumdaki insanlarla empati kurmadan ülkeyi terk etmelerini istiyorsunuz.

Kusura bakmayın sevgili okurlar ama Tolkien’i okuduysanız ve insanlarla empati kuramıyorsanız, diğer canlıları düşünmüyorsanız, siz hiçbir şey öğrenmemişsiniz. Lütfen Tolkien’in yazdığı bu kitapları bir daha okuyun ve bir daha okuyun. Herkesi sevene, canlılara anlayışlı davranana kadar okumaya devam edin. Edebiyat bizi iyileştirene kadar…

Sufyu / Roman Kahramanları Sendikası Başkanı

Yazıyı paylaşmak ister misin?