CICERO
Romalı büyük hatip, devlet adamı ve yazar Marcus Tu’llius Cicero M.Ö. 3 Haziran 106 yılında Roma’nın güney doğusunda yer alan Arpinium’da doğdu. Dönemin en tanınmış iki hukukçu-politikacısının yanında hukuk tahsil etmek üzere Roma’ya gönderildi. 80’lerin çalkantılı yıllarında adli eğitimini tamamlayarak M.Ö. 79’da hem tedavi için hem de hitabet ve felsefe üstatlarından ders almak üzere Atina’ya gitti. Sicilya halkının ricası üzerine dejenere ve hırsız Sicilya Valisi hakkında yürüttüğü suçlamalar ve sunduğu parlak nutuklarla ününü sarsılmaz bir şekilde pekiştirirken Vali Verres de sürgüne gönderildi (M.Ö 70). Daha sonraları gerçekleştirdiği bir savunma, Pro cluentio, hukuk tarihinin şaheserlerinden sayılmaktadır. M.Ö. 66-63 yıllarında daha önceki reformist düşüncelerinden yavaş yavaş uzaklaşarak muhafazakâr kesime yanaşmış ve Sezar’ın karşısında olmuştur.
Soy olarak herhangi bir asaleti olmayan, basit ve yeni bir adam olmasına karşın Cicero seçimlerde birinci konsül olarak seçildi (M.Ö. 64). İki dönem konsül seçimlerinde kendisine karşı yenilgiye uğrayan Catilina ve taraftarlarının bir darbe ile iktidarı ele geçirmeyi planladıklarını anlayan Cicero Catilina’ya karşı en tanınmış söylevlerinden dördünü irat ederek senatoyu uyarıp zamanında önlem alınmasını sağladı. Bu koşullar altında ordusu dağılmaya başlayan Catilina ayaklanmışsa da Roma ordusuna karşı savaşı kaybetti. Fakat daha sonraları haksız ve yersiz ithamlar sonucu M.Ö. 58’de mülklerine el konularak ev ve villaları tahrip edilip Makedonya’ya sürgüne gönderildiyse de 4 Ağustos 57’de halkın yasası ile tekrar Roma’ya geri çağrıldı.
50’lerde çöken ve çürüyen cumhuriyet rejiminin politikacılarından uzaklaşıp felsefe ve hitabet üzerine çalışmalarında huzur arayan Cicero evinde inzivaya çekilmiştir. Çeşitli alanlarda derinliğine bilgisi olan zeki ve çok kültürlü bir hukukçu ve yazardı. Roma’nın en büyük hatibi olan Cicero’nun günümüze kadar büyüklüğünün devam etmesi Latin diline olan olağanüstü hakimiyetidir. Bu yıllarda yazdığı eserler arasında De oratore, De inventione, De republica, De legibus öne çıkmaktadır.
Genellikle Sezar’a karşı olmuşsa da Sezar yönetimi ele aldıktan sonra aralarında olumlu bir ortam oluşmuştur fakat sonraları yeniden cumhuriyet rejiminin restore edilemeyeceğini anlaması kendisi için büyük bir darbe olmuştur. M.Ö. 45’te çok sevdiği kızı Tullia’nın ölümü ve ikinci eşinin anlayışsızlığı Cicero’nun özel yaşamının büyük trajedileridir. Cicero M.Ö. 46-44 yıllarında aralarında Consolatio, Tuslanae disputationes, De natura deorum, De fato, De senectute, De amicitia, De officiis, De divinatione gibi eserlerin yer aldığı felsefi ve yazın eserleri meydana getirmiştir. Sonuncu eser kader ve öngörü olasılığıyla ilgili Stoic inancın incelenmesidir. Cicero’nun mektupları ve şiirleri de derlenerek sonradan yayınlanmıştır.
Octavianus’la birleşip üçlü yönetim oluşturan Antonius’a karşı çıkarak söylevler vermesi nedeniyle yönetime gelen Antonius kuvvetlerince yakalanarak M.Ö. 7 Aralık 43’te öldürülmüştür.
KAFASINA GÖRE DERGİ – 30.SAYI – AKLA İLK GELENLER
