UÇAN KEDİLER ve SİHİRLİ FOTONLAR

Hayal kurmak. Potansiyelinin en başarılı hali. Sadece gözlerini kapattığında var olan, açtığında ise boşluğa karışan kara madde. Orada, bilinçaltının derinliklerinde, Everest’in tepesinde ya da okyanusun derinliklerinde tek başına ya da biricik aşkınla maceralara atılabildiğin, kedilerin uçtuğu senin de dünyadaki en muhteşem konumuna sahip olduğun harikalar diyarı. Belki birinin yanı, belki de altın varaklı bir koltuk. Seni bu sihirli diyardan ayıran tek şeyin sahip olduğun bir çift göz olduğunu fark etmenle materyal dünyada başka bir sihir ortaya çıkar. Azim denen kıvılcımın sihirli fotonları. Bu sihirli fotonlar kirpiklerinin arasından göz merceğine girmeye başladığında yaşadığın dünyayı artık eskisi gibi görmemeye başlarsın. Gözlerini açtığın an artık evindeki eski mobilya takımını bir anlığına yenisi gibi görürsün. Bir anlığına üstünde almak istediğin elbise var olur ve saniyenin binde birinde âşık olduğun insan yanında biter. Baktığın her yer o sihirli azim kıvılcımlarının fotonlarıyla an an hayal ettiğin gibidir. Artık gözlerin açık nefes alabilirsin.

Ama azim hırsızdır. Kısacık ömründe yaşayacağın zamanının yüzde doksanını senden çalar ve seni kendi kölesi yapar. Bu an an gördüğün illüzyonların büyüsüne kapılmışsındır artık. Azim denen illetten kurtulma şansın kalmamıştır. Her gün çalışmaya başlarsın.

Çalışırsın. Önce bir sebep koyarsın önüne. Haya amacını bulmuşsundur. Durduracak hiçbir engeli görmeden dalgalara dikine dikine gidersin. Sonra da ne var ne yok her şeyini koyarsın. Zamanını paranı. Zamanını harcayıp kazandığın parayı daha çok zaman harcayacağın bir şey için koyarsın ortaya. Azmin sana getirisidir bu. Arkadaşın kalmaz çalışırsın. Paran kalmaz çalışırsın. İşini bırakıp çalışırsın. Kendin için, uçan kediler, sihirli fotonlar, Everest dağı ve okyanus derinlikleri için çalışırsın.

Gece bir de parkta bir evsizle çalışırsın. Sabah dokuzda bir barda çalışırsın. Öğlen ikide buz dolabının içinde bile çalışabilirsin. Ne amaçladığına göre değişir. Bir gökdelenin ara katında çalışamazsın sadece. Orası senin için yasak bölge.

Benim korkum mu ne? Azmin bana getirdiği tek bir korku olabilir. Hırsızın benden çaldığı şeyin yerini hayallerimle dolduramamak.

Sinemart Yazarlık Okulu

Temel Yazarlık Öğrencisi Sena KURDOĞLU

Bu yazı Kafasına Göre Dergisi’nin 2019 – 29. sayısından alınmıştır.

Yazıyı paylaşmak ister misin?