STANISLAW LEM

Dünyada bilim kurgu edebiyatının önde gelen yazarlarından biridir. 12 Eylül 1921’de Lvov’da (Polonya, günümüzde Ukrayna) doğdu. Tıp öğrenimini Alman ordularının Polonya’yı işgali yüzünden yarıda bırakarak otomobil tamirciliği ve elektrik teknisyenliği gibi işler yaptı. Oto tamir ve elektrik işleri deneyimlerinin daha sonraki yıllarda yazacağı bilim kurgu romanları için bir altyapı oluşturduğunu söyler. Yahudi kökenli olması nedeniyle 2. Dünya Savaşı yıllarında sahte kimlikle yaşamak zorunda kaldı. İşgalde tutuklanarak toplama kampına gönderilmişse de elektrik teknisyenliği diğerlerine göre daha iyi koşullarda yaşamasını sağlamıştır. Savaş sonunda Krakow’a yerleşerek tıp öğrenimine devam ettiyse de kendi isteğiyle sınavda başarısız oldu. Üniversitede dersler verirken diğer taraftan da şiir yazıyor, bilimsel yöntemler üzerinde çalışıyor ve insanlar arası iletişim ve felsefeyle ilgileniyordu.

1946’dan sonra dergilerde şiir ve öyküleri yayınlanmaya başlamış, ilk romanı olan Marslı Adam da aynı yıllarda tefrika olarak görünmüştü. Daha sonra yayınlanan Dönüşüm Hastanesi’nde iktidar, genel ahlak ve medeniyet sorgulanmakta olduğundan Stalin’den çekinen yöneticiler kitabın yayınlanmasını sekiz yıl geciktirdiler. Yazarın ilk bilim kurgu romanı olan Astronotlar (1955) Lem’in tanınmasını sağladı. Daha sonraki yıllarda bilim kurgu alanında Aden, Yıldızlardan Dönüş, Yenilmez, Yıldız Güncesi, Ölümlü Makineler gibi başyapıt sayılacak eserler kaleme almış, bazılarını baskıcı Sovyet sistemi nedeniyle yayınlanmak üzere yurt dışına göndermiştir. Yönetim batının tepkisinden çekindiği için yazarı cezalandıramasa da kitapların dağıtımı ve okunmasını önlemek için her şeyi yapıyordu. Lem’i tüm dünyaya tanıtan eseri 1961 yılında yazdığı ve Rus film yönetmeni Andrei Tarkovski tarafından 1972 yılında filme alınan Solaris’tir. Bu eserde canlı bir organizma olan Solaris gezegeni insanlarla iletişim kuruyor, insanlar iletileri anlayabilmek için kendi zihinlerinde yolculuk yapıyorlardı.

Eserleri gerek yurt içi gerekse yurt dışı ödüllerle takdir edilmiş, kendisine birçok üniversiteden fahri doktora unvanı verilmiştir. Bunlar arasında özellikle 1991 yılında Avusturya’da verilen Franz Kafka Ödülü ile 1996 yılında Polonya’da verilen en büyük ödül olan Beyaz Kartal Nişanı’nı sayabiliriz. Ayrıca sibernetik, bilim felsefesi ve edebiyatta eleştiri konulu çalışmalar ve yayınlar yapmıştır. 27 Mart 2006 günü Krakow’da kalp krizi sonucu öldü.

KAFASINA GÖRE DERGİ – 22.SAYI – AKLA İLK GELENLER

 

Yazıyı paylaşmak ister misin?