“BAZI ŞEYLER DİĞERİNDEN ÖNCE BAŞLAR”
Gerçekten de öyle oldu, bazı şeyler diğerinden önce başladı. Macera bunun neresinde başladı, neresinde bitti emin değilim ama sıralamaya kalktığımızda aklımız karıştı. Bu işin içinden çıksa çıksa Tiffany Sızı (Aching) çıkar dedik.
İyi de dedik, çünkü Roman Kahramanları Evreni’ndeki karışıklığı bir Roman Kahramanı’ndan başkası çözemez. Tiffany Sızı’nın, Tebeşir Bölgesi’nde yaşayan, çiftlik işlerinin yanında mızmız kardeşi Wentwoth’e bakmak zorunda olan küçük bir kızken nasıl da güçlü ve bilge bir cadıya dönüştüğünün hikâyesini sizlerle paylaşmayacağım. Öğrenmek isterseniz Terry Pratchett’ın Diskdünya Serisi’nin Küçük Özgür Adamlar, Gökyüzü Dolu Şapka, Kış Ustası, Geceye Bürüneceğim ve Çobanın Tacı kitaplarını okuyabilirsiniz.
Diskdünya Evreni’nde neyin önce başladığından emin değiliz ama Tiffany Sızı’nın hikâyesi Sızı Nine’nin ölmesiyle başlıyor. Tebeşir Bölgesi’nde çok sevilen, herkese yardım eden ve hayvanlarla çok iyi iletişim kuran Sızı Nine öldükten sonra torunu Tiffany ister istemez onun yerine geçiyor. Tebeşir Bölgesi’nde cadılar yetişmezken Tiffany hem merakıyla hem gururlu davranışlarıyla çok iyi bir cadı oluyor.
Aslında bir genç kızın toplumdaki yerini, hayata karşı bakışını görüyorsunuz bu seride. Genç okurların en sevdiği karakter olurken, yetişkinler için de eğlenecek çok şey barındırıyor bu kitaplar. Elinde tavası, ayağında koca botlarıyla sadece Tebeşir Bölgesi’nde değil, bütün Diskdünya Evreni’nde sesini duyurdu.
Ben Tiffany ile tanıştığım için çok mutluyum; her zaman zeki bakan gözleri, itiraz kabul etmeyen tavırlarıyla hayranlığımı kazanmıştır. Kızların eğitimine önem verilmeyen, onlardan sadece çocuk doğurup ev işleri yapmaları beklenen bir dünyaya kafa tutmak herkesin harcı değildir. Sonuçta bu dünya, kahverengi gözlü kahverengi saçlı insanların hizmetkâr, oduncu ya da onun gibi bir şey olduğu dünyaydı. Daha küçücük bir kızken bile yakışıklı prenslerin, kötü cadıların ve hiçbir işe karışmayan prenseslerin bulunduğu masal kitabından şüphelenen bir kızdı. Gerçekte gördükleriyle masal dünyasını karşılaştırır, deneyimleriyle tartardı dünyasını. Belki de “Masallar düşünmeni istemiyordu, yalnızca anlatılanlara inanmanı istiyordu,” dediğinde bu gidişe bir dur demeye karar verdi.
Bu dünyaya kafa tutmakla kalmadı Tiffany; kendilerine Küçük Özgür Adamlar diyen minik mavi elfleri (Nac Mac Feegle adamcıkları) hizaya getirdi. Bu minik adamlar özgür olmaktan çok tembel, yalancı, hırsız ve kavgacılardı. Başlarını sık sık belaya soktukları yetmiyormuş gibi, Tiffany’nin de başını belaya sokuyorlardı. Ama Tiffany hepsini hizaya soktu ve sonunda onların kraliçesi oldu! Çünkü güçlü bir kadın kahraman olmak bunu gerektirirdi.
Kendisine Roman Kahramanları Sendika Başkanlığı’nı devretmeyi çok istesem de o bunu kabul etmedi. Çünkü onun ilgileneceği minik adamlar ve sorunlarıyla başa çıkması gereken Tebeşir Bölgesi var. Serinin yazarı Terry Pratchett’i geçtiğimiz yıllarda kaybetsek de bu ne Tiffany’nin ne de Diskdünya’nın sonu. Biliyorsunuz ki biz Roman Kahramanları asla ölmüyoruz ve sayfalar arasında sonsuza kadar yaşıyoruz.
Bu yüzden başınız ne zaman belaya girse, ne zaman güçsüz, çaresiz hissederseniz, doğruyla yanlışı ayıramadığınızda Tiffany Sızı’ya danışın. Onu ortalıklarda bulamazsanız, ilk gördüğünüz tavayı elinize alın ve buna bir dur deyin!
Sufyu / Roman Kahramanları Sendikası Başkanı
