MEMDUH ŞEVKET ESENDAL
Cumhuriyet döneminin en önemli öykü yazarlarındandır. 29 Mart 1883’te İstanbul’da doğan Esendal, ailesinin yoksulluğu, dönemindeki savaşlar ve kargaşalar nedeniyle düzenli bir öğrenim görememiş, kendi kendini yetiştirmiş, zamanının birkaç dil bilen önemli fikir ve yazın adamlarından biri olmuştur. Dönemin siyasi faaliyetlerine katılmış, parti müfettişi olarak Anadolu ve Rumeli’yi dolaşarak ülke topraklarını ve insanlarını tanıma olanağı bulmuştur. Kurtuluş Savaşı’ndan sonra İran, Afganistan ve Rusya’da büyükelçilik görevlerinde bulunmuştur. Daha sonra milletvekilliği yapmış ve CHP genel sekreterliği görevini üstlenmiş, çok partili demokratik sisteme geçilmesinde de önemli katkıları olmuştur. 1945’de siyasi faaliyetlerinden ayrılarak 16 mayıs 1952’de (Ankara) ölümüne kadar yaşamını yazın faaliyetlerine hasretmiştir. Olgun, sempatik bir insan olan yazar, mütevazi bir yaşam sürmüş, hikayeciliği bir görev olarak yerine getirdiğini belirtmiştir. Resim ve müzikle de ilgilenen Esendal Türk tarzı olan her şeye son derece yakınlık duyuyordu.
Roman ve tiyatro eserleri yazmışsa da özellikle öykü yazarlığı önde gelmektedir. Yayınlanan ilk yazısı (1908) Veysel Çavuş öyküsüdür. Miras (1925) ve Ayaşlı ve Kiracıları (1943) başlıklı romanlarından ikincisi CHP roman yarışmasında derece almıştır. Yüzlerce hikayesinin olduğu söylenen yazarın eserleri 14 kitapta toplanmış olup bazıları ünlü hikayelerinin adını taşır: Otlakçı, Mendil Altında, Sahan Külbastısı gibi. Hikayelerinde çoğunlukla M.Ş.E. takma adını kullanmıştır.
O zamana kadar öyküde etkili olan Maupassant tarzına karşı Çehov tipine yakın hikayeler kaleme almakla birlikte özgün yaratıcılığıyla kendine has bir çığır açmıştır. Hikayelerde çoğunlukla ele alınan orta sınıf insanları ve sorunları olumlu ve umut dolu bakışlarla verilir. Planlı, entrikalı, şaşırtıcı olayları konu almayan Esendal’ın öykülerindeki vakalar küçük yaşam parçaları içinde işlenirken ülkemizin sıradan, kimsenin ilgilenmediği basit insanları derin bir duyarlılık ve sevgiyle ele almıştır. Genellikle İstanbul’un orta halli semtleri ile Anadolu’nun köy ve kasabalarını o dönemin otantik özellikleri içinde anlatmaktadır. Döneminin dilde sadeleşme akımına katılıp halkın kullandığı sade konuşma dilini esas alarak eserlerini temiz bir Türkçe ile yazmıştır. Cumhuriyet dönemi öykücülüğünde özgün bir yeri olan Esendal bu alanda önemli bir aşama kabul edilmektedir.
KAFASINA GÖRE DERGİ – 20.SAYI – AKLA İLK GELENLER
