BÜYÜK LOKMA YE, BÜYÜK KİTAP YAZMA!

Merhaba sevgili okurlar, yine tüm öfkemle ve ağır sözlerimle karşınızdayım! Bu sefer tek bir yazara ya da karaktere değil, yazarlara sinirleneceğim. Hem de bir değil, iki değil tam üç yazara birden söylenip duracağım. Gerçi benim kızmama gerek kalmadan onları siz paramparça edeceksiniz gibime geliyor.

Düzenli kitap okuyan, bu yazarların kim olabileceği fantastik severlerin hemen aklına geldi. Evet, bu sayıda size uzun uzun yazan fantastik seri yazarlarından bahsedeceğim. Aklınıza hemen birkaç isim geldiğini biliyorum ama bilmeyenleri de aydınlatayım ki bize katılsınlar. Bu yazarlar, başlarına ne geleceğini düşünmeden boylarından büyük işlere kalkıştılar. Hayır efendim, tek suçları kitap yazmak değil. En büyük suçları harika seriler yazmaya başlamış olmaları! Ne var bunda diyebilirsiniz ama size sorunu iki farklı açıdan anlatayım.

İlki siz okurları yakından ilgilendiriyor; çünkü bu yazarlarımız bizim evrenimizden farklı birer evren inşa ediyorlar. Kendi kuralları, düzenleri ve canlıları var. Oradaki karakterlerin de kendilerine göre bir amaçları, sorunları var. Tolkien’in açtığı bu güzel yoldan son elli yıldır birçok yazar ilerledi ve siz okurlar da bayıla bayıla okudunuz. Fakat yeni bir dünya yaratmak o kadar kolay olamazdı bu yüzden bir kitaba sığdırılamadı ve seriler ortaya çıktı. Bazen maceranın en heyecanlı yerinde kitap bitti ve serinin diğer kitabı dört gözle beklensin istendi. Bazen macera yerine olayları ilmek ilmek, yavaş yavaş ördü ve bizi nihai sonuca sağlam adımlarla götürdü. Bazen de kitabın birbirinden farklı karakterlerine adanmış kitaplar ilerledikçe büyük resim görülmesi sağlandı.

Yazarın çizdiği yol ne olursa olsun, bu süreç çok zorlu ve fazla mesai isteyen bir iş. Bu serileri hakkını vererek tamamlamak bırakın bir yılı, onlarca yıl işin içinden çıkılması zor bir durum oluyor. O yüzden büyük seriler yazmak her yazarın harcı olmuyor. Bizim dünyamızdaki düzeni tamamen öğrenmemiz bile zorken, yazar hem kendininkini biliyor hem de bize bir yenisini yaratıyor. O yüzden bir yazar seri yazmaya başlarken her şeyi düşünerek yazmalı. Bu işlerin kuralı nedir, ben Roman Kahramanları Sendika Başkanı Sufyu olarak bilmiyorum ama okurun ve roman kahramanlarının halinden anlıyorum. O yüzden yazarlara sesleniyorum; büyük lokma ye ama büyük kitap yazma! Seriyi yazarken yarım kalabilme ihtimalini düşün, ona göre yayınla. Arkanda gözü yaşlı okurlar bırakman bile çok kötüyken sana kötü söz söyleyen okurlarını düşünemiyorum bile!

Serilerin yarım kalmasından kötü etkilenme meselesine ikinci açıdan bakmam gerekiyor. Sendikam ve kendim adına çok acı çektiğimizi söylemem lazım. Çünkü serilerde yaratılan her roman kahramanı sendikamıza üye oluyor ve yaratılma sebeplerine göre amaçlarını yerine getirmek istiyorlar. Yazarlar herhangi bir nedenden yazmayı bıraktıklarında Araf’ta kalmış gibi mutsuz, amaçsız boş boş dolaşan roman kahramanlarıyla dolu oluyor bizim evrenimiz. Bu da Roman Kahramanları Sendikası’nın ve kahramanlarımızın refahı için iyi olmuyor.

Eveet bu kadar söylendikten sonra bir bir isimleri vereceğim ama ben demeden onların kim olduğunu anladığınızdan eminim; Zaman Çarkı Serisi’nin yazarı Robert Jordan, Taht Oyunları Serisi’nin George R. R. Martin’i ve Kral Katili Güncesi’nin meşhur yazarı Patrick Rothfus! Serilerin kitapları dünyada onlarca dile çevrildi ve milyonlarca sattı. Fakat bu üç yazar da farklı sebeplerle serilerini yarım bıraktılar. Arkalarında okurlarını da yarattıkları roman kahramanlarını da boynu bükük bıraktılar. Neyse ki George R. R. Martin ve Patrick Rothfus hâlâ aramızda ve seriyi bitirme şansları var. Gerçi okurları kendilerinden tamamen umudu kestiler.

Robert Jordan, Zaman Çarkı adlı fantastik serisini yazmadan önce üç kitap olacağını tasarlamış. Ya sayısal konulara yetersizliğinden ya da yazdıkça yazası geldiğinden olsa gerek yazmaya başladığından bir süre sonra anlatacaklarını üç kitaba değil, altı kitaba anca sığdırabileceğini anlamış. Neredeyse hayatının yirmi beş yılını buna harcayıp bu dünyadan göçerken seriyi on iki kitapta bitireceğini düşünmüş. Fakat gelin görün ki ansızın aramızdan ayrıldığında serinin henüz on bir kitabı yayınlanmıştı. Üstelik Jordan yaşayabilseydi, seriyi on ikinci kitapta bitirmesi büyük sorun olacaktı. Çünkü birçok soru işareti ve havada kalan olay vardı. Serinin üzgün hayranlarına ve yayınevinin baskılarına dayanamayan o zamanın genç, şimdinin kült fantastik yazarı Brandon Sanderson kolları sıvadı ve başladı Jordan’ın notlarını karıştırmaya. Neyse ki Sanderson seriyi on beş kitapta bitirdi ve her şeyi güzelce yerine yerleştirdi.

Çoğunuzun dizisini izledikten sonra heveslenip kitaplarını satın aldığınız Taht Oyunları serisi maalesef bu mutlu sonla bitemedi. George R. R. Martin, dizinin başladığı ilk yıl serinin beşinci kitabını çıkartmıştı ve ondan sonra bir arpa boyu yol ilerleyemedi. Dizinin konusu başka bir yoldan ilerlese de serinin sevenleri altıncı kitabı dört gözle beklemeye devam ediyor. Hatta o kadar çok bekliyorlar ki komplo teorileri üretmeye bile başladılar. Seriyi onun yazmadığı, başka birisine yazdırdığı ve onun da ölmesi üzerine Martin’in seriyi devam ettiremediği en popüler olanı. Ama bizler biliyoruz ki 2011’den beri taş olsa oturup yazmayı öğrenir be Martin!

Son sorumsuz yazarımız ise hızlı bir çıkış yapıp gönüllerde taht kurduktan sonra aynı hızla yere çakılan Patrick Rothfus. Yine bir fantastik seri olan Kral Katili Güncesi’nde henüz iki kitap yayınlandı ama dünyanın dört bir yanında hayranları oldu. Bu ilgiye kayıtsız kalamayan Rothfus, hemen yazmayı bıraktı ve bol bol ortalıklarda görünmeye başladı. En son canlı yayında insanların ona üçüncü kitabı için baskı yapmasından nasıl rahatsız olduğundan bahsetti ama belli ki kendini okurların ve romandaki kahramanların yerine hiç koymuyor! Kitabını yazmadığı ve yayınlamadığı süreçte birçok kârlı anlaşmalar imzaladı. Okurlarının bir teorisine göre serinin dizisiyle aynı anda kitabı çıkarıp paraya para demeyecekmiş. Eğer bu doğruysa kırdığı kalpleri hiç düşünmüyor demektir, yazıklar olsun sana be Rothfus.

Sufyu / Roman Kahramanları Sendikası Başkanı

Yazıyı paylaşmak ister misin?