J. D. SALINGER

Amerikalı romancı ve öykü yazarı Jerome David Salinger 1919’da NewYork’ta doğdu. 1934-1936 yıllarında Askeri Akademi’de 1937-1938 de New York Üniversitesi’nde bulundu. 1944’te Paris’e giren Amerikan askerleri arasında bulunan Hemingway ve Salinger tanışmışlar, Hemingway Salinger’in öyküleri için övgülerini esirgememişti. Savaş henüz bitmediğinden, iç hatlara doğru gözlemci olarak ilerlerken Belçika-Almanya sınırında yer alan, sonradan mezbaha olarak adlandırılacak, Hürtgen ormanlarındaki acımasız Bulge muharebesi ve katliamlar, yazarın hassas zihinsel yapısında ciddi sarsıntılar meydana getirmiştir. 1945 nisanında Dachau kampına girdiğinde kendisini yıllarca bırakmayacak asıl travma ile karşı karşıya kalacak, yarı yanmış cesetler gözünün önünden gitmeyecekti. Uzun yıllar sonra bile yanmış ceset kokusundan asla kurtulamadığını söylemektedir. Genç yazar adayından geri kalan trajik bir harabedir. Salinger kendisinin tımarhane olarak adlandırdığı Nürnberg Akıl-Fikir Dinlenme Yurdu’nda uzun süre kalmıştır. Yazmak, savaşın açtığı yaraları getirdiği yıkımları mı yorumlayacak, yoksa o trajediye dayanma gücü veren bir yol mu olacaktı? Bu trajedinin izleri yazarın yaşamında ve eserlerinde çeşitli biçimlerde hissedilmektedir.

Zen-Budizm öğretisinin yansımaları Salinger’in bazı eserlerinde görülür. 40’lı yıllarda popüler dergilerde çeşitli hikayeleri yayınlanmıştır. En tanınmış eseri olan Çavdar Tarlasında Çocuklar (The Catcher in the Rye) (1951) Pennsylvania’daki bir yatılı okuldan New York’a kaçan, oradaki olumsuz koşullara karşın masumiyetini koruyan Holden Caulfield’in hikâyesidir. Canlı, hayat dolu konuşmalardan oluşan birinci şahıs anlatımı, yetişkinler dünyasının sahtekârlıklarına karşı acımasız tenkitleri ve küçük kız kardeşi Phoebe için Holden’ın hissettiği sıcak duygusal bağlılık biçiminde aile kavramına tutunması romanın özellikle gençlerden oluşan yaygın bir okuyucu kesimine ulaşarak popüler olmasına ve adeta kült kitap haline gelmesine neden olmuştur. Yazarın yeni dönem öyküleri Dokuz Öykü başlığı altında yayınlanmıştır. 50’li yıllarda yedi tuhaf çocuğu olan Glass ailesinin uzun öykülerini anlatmıştır. Bunların ilk ikisi Franny ve Zooey (1961) adıyla yayınlanmış eksantrik Glass ailesinin iki üyesini ele alan iki kısa öyküden oluşur. Buddy Glass’ın anlattığı sonraki iki öykü birlikte Yükseltin Tavan Kirişlerini Ustalar ve Seymour: Bir Giriş (1963) başlığı altında yayınlanmıştır.

Salinger’ın 1963’den sonra herhangi bir yayını çıkmamış, kendisi de gizlilik içinde yaşamıştır. 27 ocak 2010‘da Cornish, New Hempshire’da öldü.

KAFASINA GÖRE DERGİ – 24.SAYI – AKLA İLK GELENLER

 

Yazıyı paylaşmak ister misin?