VAMPİRLER, ECİNNİLER SARDI DÖRT BİR YANIMIZI!

Sevgili okurlarım,

Aylardır, hatta yıllardır size içimi döktüm durdum. Yeri geldi edebiyat dünyasından dedikodular anlattım. Bazen algınızı açtım, size tavsiyeler verdim. Bu sayıda ise size yeni yılın getireceği edebiyattan ve kitaplardan bahsetmek istiyorum.

Başlıktan anlayacağınız gibi size bol bol vampirlerden, eciş bücüş yaratıklardan bahsedeceğim. Böyle dediğime kanıp da yaratıkları vampirleri sevmediğimi sakın düşünmeyin! Roman Kahramanları Sendikası’nın kapısı her türlü roman kahramanına açıktır, hepsini aidatları ödedikleri sürece seviyoruz.

İyi tamam, seviyoruz dedik ama bu yıl kimlerle karşılaşacağız? Özellikle genç okuyucuların çok sevdiği yazar Sarah J. Maas’ın iki farklı fantastik roman serilerinin devamı gelecek. Günü gününe çalışıp yılda iki, bazen de daha fazla kitap yazan bu verimli yazarın dünyalarının fantastik olması yetmiyor, baş karakterleri de dünyadan olmayan yaratıklar oluyor. Cam Şato Serisi’nin kahramanları insan olmasalar da kalbimizde, sendikamızda yeri ayrı ve yeni maceralarını dört gözle bekliyoruz. Güller ve Dikenler Sarayı Serisi için yine birbirinden renkli perilerin insanlardan ayırdığı kendi ülkelerinin içinde neler döndüğüne şahit olacağız.

Vampir meselesine gelirsek, burada işler karışıyor… Çünkü birbirinden değişik ve hepsi de çok kıymetli olan vampir romanı serilerinin yeni kitaplarıyla kucaklaşacağız. Vampir Günlükleri’nin yan serisi olan Stephen Günlükleri’nin Türkiye’de yayınlanacak olmasına sevinmedik dersek yalan olur. Türk ve dünya okurlarının okumaya doyamadığı yazar Cassandra Clare’in yeni kitabının yanı sıra yeni bir serisinin de yayınlanacağını duyduk. Biz roman kahramanları olarak heyecanlıyız ama siz insanlar yine de fazla içli dışlı olmayın derim. Vampirlerin sağı solu belli olmadığı için sadece kitaplarını okuyun, ötesine geçerseniz ısırılabilirsiz.

Fantastik edebiyatın genç Tolkien’i diye dlandırılan Brandon Sanderson ise 2019’da kitaplarıyla en çok karşılaşacağımız yazarlardan birisi. Sissoylu, Fırtınaışığı Arşivi gibi serilerinin yeni kitaplarını okumanın yanında ortaklaşa gerçekleştirdiği kitap projeleri ve yan proje diye adlandırdığı yeni kitaplarını okuyacaksınız.

Türle ilgilenmeyen okuyucular, bu tür yaratıkların bulunduğu kitaplara “Kaçış Edebiyatı” diyor ama edebiyat her zaman hayatı taklit eder ve bu türün hayattan kaçtığı yok. Aksine, hiçbir vampir okuyucuya “Sorunlarından, gerçek hayatın çirkinliğinden kaçıp bizim dünyamıza saklanabilirsin” demiyor. Kendi dünyalarının da sorunlarıyla okurları yüzleştiriyor. Hayatın tamamen içinde yer alıp okuyucuya bir yol gösteriyor. Yıllarca Mary Shelley’e “ucuz roman yazarı” olarak bakan okurlar, onun hayatıyla acısıyla karşılaşınca durumu kavradılar. Shelley, kendi hayatındaki ihanetleri, tutkuyu, toplumuna ve sevdiklerine duyduğu yabancılaşmayı bir canavarla anlatmasına hepimiz bugün şapka çıkartıyoruz.

O yüzden bırakın sarsın etrafımızı periler, canavarlar, vampirler. Bizler renk renk hayatlarımızla çok iyiyiz; çünkü çeşitlendikçe güzelleşiyoruz. Edebiyatı ve hayatı güzelleştirmeye 2019 yılında da devam edecek bu kahramanlara kitaplığınızda ve zihninizde yer açın lütfen.

Sufyu / Roman Kahramanları Sendikası Başkanı

Yazıyı paylaşmak ister misin?