KAĞIT KRİZİNDE BİLGİLİ KALMA
İşte yine karşınızdayım sevgili sadık okurlarım! Piyasadaki dergilerin ve gazetelerin bas bas bağırmasından korkmuş, beni sormuşsunuz. Teşekkür ederim, çok mutlu oldum. Bir roman kahramanı olarak kâğıt üstünde varlığıma devam ettiğim için önümüzdeki sayılarda karşınıza çıkmamamdan korkmuşsunuz. Merak etmeyin, ben artık gönüllerin roman kahramanı olduğum için sonsuza kadar kalplerinizde yaşayacağım.
Ülkemizde ciddi bir kâğıt krizinin olduğunun farkındayım. Bu beni de endişelendirmiyor değil. Birçok dergi kapanırken, yayınevleri hayatlarına devam etmek için zam yapıyorlar. Bu yüzden siz okurlarımızın kafası karışık. Fiyatlar artmadan almak istenilen kitaplar alınsa; kredi kartına bin taksitle, bin ay belayla yaşayacaksınız. Eğer zamlı fiyatlardan, hiç istifinizi bozmadan her ay üç beş kitap alacaksanız satın alacağınız kitap sayısı gelen zamlardan dolayı azalacak. Bu konuda deneyimli bir roman kahramanı ve kitap okuru olarak size önerilerim olacak. Böylelikle bu kâğıt krizinde bilgili kalmış olacaksınız.
İlk önerim, kendinize ait bir kitaplık kurmaktan geçici olarak vazgeçin. Raflarınızdaki kitapları yeniden okumak, onları izlemek ve fotoğraflarını internette paylaşmak çok güzel. Ama geçici olarak bundan vazgeçebilirsiniz; arkadaşınızın kitaplığına dadanarak! Eminim çevrenizde sizde olmayan kitapları olan arkadaşlarınız vardır. Onlarla barış imzalayarak kitaplarınızı, hatta dergilerinizi değiştirerek okuyabilirsiniz. Eğer arkadaşınız da kabul ederse sizin var olan kitaplarınızdan okusun. Bu şekilde paranız cebinizde kalır, geleceğe yatırım yaparsınız.
Önerilerden ikincisi yine kişisel kitaplığınızı büyütmeden yapabileceğiniz bir öneri olacak: Halk kütüphaneleri! Evet, yanlış duymadınız. Hani o önünden sürekli geçtiğiniz ama hiç merak etmediğiniz bina var ya, o sizin ilinizin/ilçenizin halk kütüphanesi! Üstelik içinde yüzbinlerce kitapla sizi bekliyor! Klasik romanlardan, güncel kitaplara, sert kapaklılardan süreli yayınlara kadar her şeyi bulabileceğiniz bu kütüphanelerin kıymetini şimdi anlama zamanı.
Kendine ait okuma salonları bulunan bu kütüphanelerin bazıları 7/24 açık oluyor, şehrinizdeki kütüphanenin çalışma saatlerini ve günlerini kontrol etmeniz gerek. Okuma salonunda süreli yayınların güncel ve eski sayılarına ulaşabilirsiniz. Tüm gün açık olmasa bile, sizler aradığınız kitabı kütüphanenin dijital sisteminden müsait olup olmadığını kontrol edebilirsiniz. Altı aydan uzun süredir aynı şehirde ikâmet eden her vatandaş 15 günlüğüne kitap ödünç alabilir. 15 yaş altı çocuklarımız ise velileriyle gelip istedikleri kitapları seçebilirler. Bir seferde en fazla üç kitap ödünç alabilirsiniz. Eğer aradığınız kitap ya da süreli yayın kütüphanenizde yoksa görevlilerden isteyip getirtilmesini sağlayabilirsiniz. Görevliler diğer kütüphanelerden ya da merkezden kitapları rahatlıkla getirtebiliyorlar.
Son günlerde Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın hazırlamış olduğu Kütüphanem Cepte adlı cep telefonu uygulaması da okurların hayatını kolaylaştırıyor. Aradığınız kitaba ulaşma, kaynak tarama, kitap ödünç alma profilinizi kontrol edebilirsiniz. Artık cep telefonunda sadece sosyal medyaya değil, kitaplarımıza da bu şekilde yer ayırabiliriz!
Siz sevgili okurlar için kıymeti ölçülemez bu kütüphanelerin varlığını hatırlamanız yeterlidir. Sadece kendinize ait kitaplarınızın olması hayalini biraz ertelemeniz yeterli olacaktır. Üstelik süreli yayın kısmından, naçizane benim yazılarımın da içinde yer aldığı Kafasına Göre’nin tüm sayılarını keyifle okuyabilirsiniz!
Son önerim ise biraz zor ama okumak ve kendine ait kitaplık oluşturmak isteyen okurlarımızı yıldırmayacak bir çözüm: sahaflar! Yaşadığınız yerde bir sahaf olmasa bile internet üzerinden kolaylıkla sahaflara ulaşabilirsiniz. Sosyal medya ve sahaflar için hazırlanmış internet sitelerinden istediğiniz kitapları rahatlıkla bulabilir, yarı fiyatına adresinize göndertebilirsiniz. Deneyimli bir okur olarak size bu konuda tek bir tavsiyem olacak; çevirilmiş eserler satın alacaksanız, kimin çevirdiğine dikkat edin. Bazen sahaflarda kitaplar o kadar eski oluyorlar ki çevirmeni ve yayınevi belli olmayan kitaplarla karşılaşabilirsiniz. Bu yüzden kimin çevirdiğini kontrol ettikten sonra, kitabın o baskısı hakkında iyi yorumlar varsa alın hiç düşünmeden.
Sizler kitap okudukça bizler de sizlerin gönüllerinde yaşamaya devam edeceğiz ve böylelikle asla unutulmayacağız. Hayat bize neler gösterir bilmiyoruz ama okumaktan hiçbir zaman vazgeçmeyin. O zaman kazanan hep siz olursunuz. Size bu sayıdaki önerilerim kâğıt krizinde bilgiden ve edebiyattan uzak kalmamakla ilgiliydi. Önümüzdeki sayı siz okurlara ufuk açan başka tavsiyelerim olacak. Kitapla kalın sevgili okurlar…
Sufyu / Roman Kahramanları Sendikası Başkanı
