10 AŞK FİLMİ

Aşk neydi? Sevgi miydi, yoksa sadece aşk aşk mıydı? Herkes bu soruya başka bir cevap verir, biz de aşka farklı açılardan bakan on aşk filmi derledik. Bakalım sizin aşkınız hangisi?

 

 

 

Moulin Rouge

Bir erkekle bir kadının arasına aşk girince yıkılır bütün engeller, ta ki onları ölüm ayırana kadar… Şair olmak için Paris’e gelen genç adam, ünlü gece kulübü Moulin Rouge’un yıldızına âşık olur. Filmde statüler ve kurallar yıkılır; sadece aşk konuşur şarkılar eşliğinde…

 

 

 

 

 

Ah Güzel İstanbul

Kara mizah tarzında yazılmış bu siyah beyaz filmin başrollerinde Sadri Alışık’ı kendi halinde bir fotoğrafçı, Ayla Algan’ı da İstanbul’a ünlü olmak için gelmiş bir genç kız olarak görürüz. Şöhrete âşık olan Algan’ı hem gülerek hem de ağlayarak izleriz.

 

 

 

 

 

 

Aşk (Her)

Çağımızı anlatan en güzel aşk filmlerinden biri olan bu filmde, Joaquin Phoenix’i bir bilgisayar yazılımına âşık olmasına şahit olacağız. Yapay zekânın âşık olunabilecek bir şey olduğunu çağımızdan benzerliklerle izlerken arada kendimizi sorgularız.

 

 

 

 

 

Bi Küçük Eylül Meselesi

Yakın zamanlarda çekilmiş, hepimizin içini ısıtan bu filmde belki de aşkın en saf halini görürüz. Bozcaada’da yaşayan, karikatürler çizip köpeklerle konuşan Tek, bir gün İstanbul’dan gelen şımarık büyükşehir kızına gönlünü kaptırır. Aşkın imkânsızlığını görürüz, bir daha umut ederiz aşk bütün kapıları yıksın diye.

 

 

 

 

 

Gerçeğin İki Yüzü (Last Face)

Geçtiğimiz yıl sinemalarda oynayan ama çok ses getirmeyen bu film bizlere aşkın bambaşka bir çeşidini gösteriyor; işine âşık olmak. Afrika’da gönüllü doktorluk yapan Javier Bardem’in işine olan tutkusunu, bunun için neleri geride bıraktığına şahit oluruz filmde. Kendimize sorarız; işine âşık olmak bütün bunları gerektirir mi?

 

 

 

 

Sevmek Zamanı

Metin Erksan’ın hepimize dokunan bu filminde aşkı, surette görürüz. Boyamaya girdiği bir evin duvarında asılı kadın resmine âşık olan boyacı Halil’in ve resmin sahibi Meral’in öyküsü anlatılır. Halil, Meral’in kendisine değil, suretine âşıktır. İdeale âşık olmak mı, kusurlu kopyasına mı âşık olmayı sorgularız kendi kendimize.

 

 

 

 

 

Hachiko

Aşk bu filmde dört patili ve bol bıyıklı olarak karşımıza çıkıyor. Richard Gere’in tesadüfen karşısına çıkan köpek Hatchiko’yla aralarında kopmayan bir bağ kuruluyor. Ölümün bile ayıramadığı bu bağa sadakat değil, aşk demek çok yakışıyor.

 

 

 

 

 

 

Selvi Boylum Al Yazmalım

Sevgi neydi? Emekti. Peki, aşk neydi? Gelip geçiciydi. Türk sinemasının bir diğer kült filminde aşka bambaşka bir bakış kazandırılır. Başrollerinde Türkan Şoray ve Kadir İnanır’ın oynadığı bu filmde aşk kazanmaz; sevgi kazanır.

 

 

 

 

 

Brokeback Dağı (Brokeback Mountain)

Gösterime girdiği yıllarda ses getiren, birçok tartışmaya sebep veren film aşkın bir diğer tarafından dolanıyor. Heath Ledger ve Jake Gyllenhaal’ın birbirlerine âşık kovboyları canlandırdığı film bize çok güzel bir mesaj veriyor; aşkın tanımı ve sınırı yoktur.

 

 

 

 

 

Bridget Jones’un Günlüğü (Bridget Jones’s Diary)

Otuzlu yaşlarında bekâr, alkolik ve kendine güvenmeyen Bridget Jones, üç filmlik seride bize insanın kendine âşık olması gerektiğini anlatıyor. Her şey aşkla başlar; önce kendine âşık ol ki kimseyi beğenmeyen, insan hakları avukatı Mark Darcy bile sana âşık olsun!

 

 

Kafasına Göre dergisinin 18. sayısından alınmıştır.

 

Yazıyı paylaşmak ister misin?